Merhaba sevgili sanatseverler,
Babil Kulesi isimli bu naçizane inceleme yazısını yaklaşık beş yıl önce yazdım ve tekrar gözden geçirerek sizlerin beğenisine sunuyorum. Umarım sizlere farklı bir bakış açısı katabilir.
Kutsal metinlerde ve efsanelerde karşımıza çıkan Babil Kulesi, yeryüzündeki ulusların ve onların konuşmakta olduğu birbirinden farklı dillerin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili bir inanış unsurudur. Bu uluslar, Tanrı'ya ulaşmak, ona başarılarını göstermek ve ondan istemeden cennete ulaşmayı hedefledikleri için, büyük bir istekle göğe doğru uzanan bir ziggurat (basamaklı tapınak kulesi) yapmaya başlarlar. Kule günbegün yükselir ve bunu gören Tanrı insanları kibirlerinden ötürü cezalandırır. İnşa etmek için orada bulunan herkese ayrı bir dil verir ve insanların birbirleriyle anlaşmasına engel olur. İnsanlar birbirlerini anlamadıkları için kulenin yapımı da durur. Böylelikle Mezopotamya'daki bu ülkeden binbir çeşit ulus ve dil türemiş olur.
Kulenin ortaya çıkışıyla ilgili ilk alıntı Eski Ahit'in Genesis bölümünde yer alıyor:
Babil Kulesi isimli bu naçizane inceleme yazısını yaklaşık beş yıl önce yazdım ve tekrar gözden geçirerek sizlerin beğenisine sunuyorum. Umarım sizlere farklı bir bakış açısı katabilir.
Kutsal metinlerde ve efsanelerde karşımıza çıkan Babil Kulesi, yeryüzündeki ulusların ve onların konuşmakta olduğu birbirinden farklı dillerin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili bir inanış unsurudur. Bu uluslar, Tanrı'ya ulaşmak, ona başarılarını göstermek ve ondan istemeden cennete ulaşmayı hedefledikleri için, büyük bir istekle göğe doğru uzanan bir ziggurat (basamaklı tapınak kulesi) yapmaya başlarlar. Kule günbegün yükselir ve bunu gören Tanrı insanları kibirlerinden ötürü cezalandırır. İnşa etmek için orada bulunan herkese ayrı bir dil verir ve insanların birbirleriyle anlaşmasına engel olur. İnsanlar birbirlerini anlamadıkları için kulenin yapımı da durur. Böylelikle Mezopotamya'daki bu ülkeden binbir çeşit ulus ve dil türemiş olur.
Kulenin ortaya çıkışıyla ilgili ilk alıntı Eski Ahit'in Genesis bölümünde yer alıyor:
1. Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı.
2. Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.
3. Birbirlerine, "Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
4. Sonra, "Kendimize bir kent kuralım" dediler, "Göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. Böylece yeryüzüne dağılmayız."
5. RAB insanların yaptığı kentle kuleyi görmek için aşağıya indi.
6. "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre, düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar" dedi,
7. "Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar."
8. Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
9. Bu nedenle kente Babil adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırmış ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıtmıştı.
Burada Kuzey Rönesansı'nın eşsiz hümanisti Flaman ressam Pieter Bruegel'in resmettiği Babil Kulesi'nin (The Tower of Babel) iki farklı versiyonunu (Viyana ve Rotterdam) ele alacağız.
Burada Kuzey Rönesansı'nın eşsiz hümanisti Flaman ressam Pieter Bruegel'in resmettiği Babil Kulesi'nin (The Tower of Babel) iki farklı versiyonunu (Viyana ve Rotterdam) ele alacağız.
Babil Kulesi (Viyana Versiyonu)
Ressam: Pieter Bruegel (the Elder)
Eserin Bitiş Tarihi: 1563
Dönem: 16.yüzyıl
Eserin Bulunduğu Yer: Viyana Sanat Tarihi Müzesi (Kunsthistorisches)
Eserin Gerçek Boyutu: 114 cm × 155 cm
Tür: Dini Resim
Stil: Kuzey Rönesansı
Teknik: Yağlıboya
Materyal: Ahşap Panel
Tablonun bugüne kalan iki versiyonundan daha bilinir olanı, Viyana Sanat Tarihi Müzesi'ndekidir. Bu versiyon, diğerine göre daha büyük ebatlara sahip olduğundan, Büyük Kule olarak da adlandırılır.
Bruegel bu tabloda, Babil Kulesi öyküsünü Avrupa sanat tarihindeki tipik ele alınış biçimiyle betimlemeyi tercih etmiştir. Resimde yapının büyüklüğünü, harcanan emeğin fazlalığını ve inşaat tekniklerini göstermeye çalıştığını söyleyebiliriz.
1553 yılında Roma'yı ziyaret etmiş olan Bruegel'nin on yıl sonra resmettiği bu resminde Kolezyum'dan etkilendiği açıktır. Kulenin yukarıya doğru uzanan kolonları, binanın yatay yerleşimi, iki sıra halindeki kemer dizileri ve iç içe iki duvarlı yapı, ressamın kule tasvirinde Roma'daki bu binanın özelliklerini kullandığını gösterir. Kulenin yedi katı tamamlanmış, sekizinci kat inşa halindedir. İnşaat işlerinin yapıldığı rampanın üzerinde şantiye binaları, vinçler, çarklı kaldıraçlar, merdivenler ve yapı iskeleleri gibi, Bruegel zamanında kullanılan araçlar bulunmaktadır. Kulenin yedinci katında bulutlara ulaştığını hayal eden Bruegel'in görkemli bir şekilde başlattığı yıkım, insanoğlunun küstahlığına Tanrı'nın verdiği cezayı göstermekte.
Kulenin etrafındaki alan tipik Flaman arazisini andırır. Uzaklarda açık deniz ve dağlar; kulenin hemen arkasında ise duvarlarla çevrili bir şehir görünüyor. Şehrin limanı gemilerle dolu. Babil, Mezopotamya bölgesinde bulunan bir şehir olsa da özellikle Rönesans sanatçıları buralara gidip görmedikleri için resimlerinin arka planında kalan arazileri genellikle kendi şehirlerinin görüntüsüyle boyarlar. İsa'nın çarmıha gerildiği tablolar buna en güzel örnek olabilir. Bu alanları Mezopotamya zannetmek yanlış olur.
Sanat tarihi hakkında hiçbir bilgimiz olmasa bile, kulenin ön tarafında resmin sol alt köşesinde başında tacı, elinde asası ve sırtında peleriniyle beliren kişinin heybetli bir kral olduğunu söyleyebiliriz. Mahiyeti etrafını sarmış. (Kral Nemrut) Kralın önünde işlerini bırakmış önünde eğilen taş işçileri görünmekte. Hemen öndeki taş blokta ise Bruegel tarafından 1563'te yapıldı cümlesi yer alır. Resmin sağ tarafında bulunan gemiler ve büyük sandallar limana doğru inşaat malzemesi taşımaktadır. Limanı dengeler bir vaziyette resmin sol arka tarafını küçük evleriyle, şehir duvarıyla, kaleleri, yel değirmenleri ve içinde küçük köprüleriyle şehir manzarası kaplamaktadır. Bu ayrıntılardan buranın Belçika'daki Antwerp Limanı olduğu anlaşılmaktadır. Resmin neredeyse tümünü kaplayan kayadan oyma Kolezyum'a benzer şeklindeki kulede karınca gibi görünen işçiler hummalı bir şekilde çalışmaktadır. Kalenin bir tarafı bitirilmiş bir vaziyetteyken henüz bitirilmemiş ya da yıkılmış bölümler dikkati çeker. Ellison (1985) bu görüntüyü şu güzel sözlerle betimlemiştir:
Kule yapım ile yıkım arasında bir yerlerde durmaktadır.
Bruegel taş ustalarını, marangozları, taş taşıyanları, harç karanları ve pek çoğunu detaylı bir şekilde resmetmiştir. İnşaat işçilerin kullandığı basit veya karmaşık devasa iş aletleri yine Bruegel'nin zamanında var olan aletlerdir ve Bruegel'nin inşaat konusunda bilgili olduğunun bir diğer göstergesidir. Bruegel işçilerin kendilerine ait evlerini ve uğraşlarını, hatta çamaşırlarını bile realist ve komik bir hava katarak göstermiştir. Tüm işçiler hayli çalışkan ama belirli bir düzen olmadan koordinasyonsuz bir şekilde çalışmaktadır. Tıpkı günlük hayatımızın küçük bir özeti gibi değil mi?
Tablo, tüm dünyevi şeylerin geçiciliğini ve insanın kendini yaratıcıya eşdeğer görerek giriştiği işlerin yararsızlığını anlatır. Tabloda inşaat başarıyla sürüyormuş gibi görünür. Ancak kule çoktan, şehre doğru eğilmeye başlamıştır. Bu durum, yapının kalıcı olmayacağını, kaçınılmaz başarısızlığın işaretlerinin ortaya çıkmaya başladığını gösterir.
Babil Kulesi (Rotterdam Versiyonu)
Ressam: Pieter Bruegel (the Elder)
Eserin Bitiş Tarihi: 1563-1564
Dönem: 16.yüzyıl
Eserin Bulunduğu Yer: Museum Boijmans van Beuningen, Rotterdam
Eserin Gerçek Boyutu: 60 cm × 74,5 cm
Tür: Dini Resim
Stil: Kuzey Rönesansı
Teknik: Yağlıboya
Materyal: Ahşap Panel
Viyana versiyonu ile (Büyük Kule) aynı yıl tasvir edilen Rotterdam versiyonu, diğer resme göre daha küçük olduğundan Küçük Kule olarak da adlandırılır. Eserin boyutlarının aksine burada kule daha büyük ve insanlar da görülemeyecek kadar küçük resmedilmiştir. Renk seçimi ve tablodaki hava koşulları sebebiyle, kule çok daha tehditkar görünmektedir.
Viyana versiyonunda, Kral Nemrut ile temsil edilen dünyevi iktidarın kibri yerilirken (bir bakıma Tanrı’ya şirk koşmak gibi), Rotterdam versiyonu Roma Katolik Kilisesi'ni hedef alır: Tablonun neredeyse tam ortasında, kırmızı bir örtünün altında binanın kıvrımları boyunca ilerleyen ayin alayı vardır.
NOT: Bruegel'nin resmettiği fildişi üzerine minyatür olarak işlenen Babil Kulesi'nin üçüncü versiyonu ne yazık ki günümüze ulaşamamıştır.
_-_Google_Art_Project_-_edited.jpg)




_-_Google_Art_Project.jpg)


